Santiye.TV - İnşaat Videoları

Fethullah GULEN CUMA HUTBESI OKUYOR-- NEVZAT BASDAG IC EZAN OKUYOR 1979

Fethullah Gülen Hoca Efendi Muhteşem Bir Dua (vay haline)
Views: 92746
216 ratings
Time: 10:13 More in People & Blogs

Muhterem Hocaefendi sabah namazının ilk rek'atında İnfitâr Sûresi'ni, ikinci rek'atta ise A'lâ Sûresi'ni okumaktadır. Kıymetli Hocamızın (cemaatin halini de gözettiği) imâmet esnasındaki rüku ve secdesini kıyaslama imkanı da olması için kayıtta hiçbir kesinti yapmadan neşrediyoruz. Dualarınız istirhamıyla...
Views: 11478
51 ratings
Time: 10:02 More in Education

SORULAR VE ÇIKIŞ YOLLARI!! Umarim sizde en az benim kadar Sayin M. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin bu eserinden faydalanırsınız. Helal, Haram, Sonsuz Nur, Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur
From: sorular69
Views: 28452
90 ratings
Time: 07:39 More in People & Blogs

Views: 19227
26 ratings
Time: 15:56 More in Music

fethullah gulen hocaefendi namaz kıldırıyor kuran okuyor kamet fatiha shems fatiha adiyat
From: hafizkara
Views: 36448
78 ratings
Time: 05:37 More in People & Blogs

Bediüzzaman Said Nursi'nin SIR KATİBİ olan Mustafa Sungur Abi, 2010 Ekim ayında düzenlenen BEDİÜZZAMAN SEMPOZYUMUNDA son devirde olduğumuzu ve ümmetin icabet ömrünün en fazla 1506′ya kadar gidebileceğini ve daha sonra 1542ye kadar sürekli bir bozulma olacağını mağlubane bir şekilde islamiyetin var olacağını anlatıyor. Mustafa Sungur abinin bu açıklamasını Risale-i Nur'da Kastamonu Lâhikası 33. sayfada bulabilirsiniz. VEYA ŞU LİNKE TIKLAYARAK AYRINTILI AÇIKLAMAYI İZLEYEBİLİRSİNİZ: * http://www.santiye.tv/play/uvBam2QjOnk/Mustafa_SUNGUR_Abi_Uyariyor_KIYAMET_COK_YAKIN.html"font-size: 11px; line-height: 1.4em; padding-left: 20px; padding-top: 1px;" width="146" valign="top">
Views: 93493
81 ratings
Time: 02:56 More in News & Politics

Views: 15616
76 ratings
Time: 13:06 More in People & Blogs

Views: 1935
5 ratings
Time: 37:18 More in People & Blogs

Ayrıntılı bilgiler için sitemizi http://www.islamidavet.com/ ziyaret edebilirsiniz
Views: 4660
9 ratings
Time: 10:30 More in People & Blogs

1979 yılında Kabe'nin işgali hakkındaki gerçekler
Views: 1025
5 ratings
Time: 05:10 More in News & Politics

Views: 625952
1009 ratings
Time: 05:44 More in News & Politics

1983-1990 YILLAI ARASINDA İSTANBUL KÜÇÜKÇEKMECE FATİH MERKEZ CAMİİ ŞERİFİNİN MÜEZZİN KAYYUMLUĞUNU YAPAN NEVZAT BAŞDAĞ'IN BU KAYDI 1989 DA KATILDIĞI BİR MEVLÜD PROGRAMINDA KAYDA ALINMIŞTIR,TAVIR OKUYUŞ TAVRI MAKAMDA MANA BÜTÜNLÜĞÜYLE GÜNÜMÜZ MEVLÜDHANLARINA ÖRNEK TEŞKİL ETMEKTEDİR ALLAH RAZI OLSUn
Views: 4564
4 ratings
Time: 07:52 More in People & Blogs

Şehid Cüheyman El-Uteybi Ve Şanlı Kabe Kıyamı Devrimcilerin tutuklanmasından sonra iğrenç işkenceler başlamıştı. Vücutlarında yaralar açılıyor, elleri, ayakları ve parmakları kesiliyordu. Yemek verilmiyordu. Suudi Arabistan, Kuveyt, bazı körfez ülkeleri ve diğer ülkelerin televizyon ekranlarında yayınlanan filmlerde bu cinayetlerin belirtileri görülmüştü. Özellikle, esir devrimcilere su vermek için ellerinde su dolu bardaklarla geldiklerinde bardağı uzatıyorlar, devrimcilerin dudakları bardağa değer değmez derhal geri çekiyorlarda. Seyircilerin de şahid oldukları gibi, işkence, eziyet, kan, susuzluk, açlık ve yanık izleri vücudlarında bariz bir şekilde görünüyordu. Hatta, muhafız birliklerinin, hayvanlara dahi reva görülmeyecek şekilde davranışları herkes tarafından seyredilmişti. İnsanlık dışı bu işkencelere rağmen iman güçleri ve Allah'a olan güvençleri yüzlerinde bir korku ve endişe belirtisi olmadan kenetlenmiş bir şekilde şehadeti beklemelerini sağlamıştı, kötü sözler duydukça, tokatlar yedikçe ve saçları çekildikçe salavat getiriyorlar, dua ediyorlardı. Sanki, Bilal b. Re-baha, Ammar b. Yasir ve Habbab b. Eret ve diğer islam şehidlerinin direniş tarihi sayfalarına bir yenisini ekliyorlardı. Yapılan gizli ve hızlı yargılamadan sonra 180 devrimci hiç bir ilan yapılmadan gizlice idam edildiler. Bunu, birkaç gün sonra 63 kişilik bir şehid kafilesi izledi. Resmi makamların emirleri ve Kral Halid'in içişlerine verdiği emirlere dayanılarak 8 Ocak 1980 tarihinde, 8 vilayette idam edilmişlerdi. İşte böylece Şehidlerimizin, İslam şehidlerinin ruhları, Rabblerine, Suud ailesinin zulüm ve baskısını şikayet etmek için göğe yükseldiler. Bundan sonra onlar, dünyadaki en son zulmün yok edilmesi ve yere düşmüş bir tane dahi mustaz'afın kalmaması için özgürlük yolunda peygamberin başlattığı ve tarih boyunca devrimcilerin taşıdığı Direniş Meş'alesinin ayakta kalmasının bir sembolü olarak tanınacaklar... Ayaklanma, iktidarın heybetini devirerek müslüman kitleyi, cahiliyet düzenine karşı meydan okuma ruhunu dışa vurmaya, direnmeye ve birlik olmaya itekledi. Nitekim doğu bölgesinde binlerce devrimci, rejimin silahlı askerlerine çıplak göğüsleriyle karşı koyarak şiddetlice ayaklandılar. Devrimciler ağızlarında: "Allahu Ekber... Allahu Ekber... Allahu Ek-ber... Suud Ailesine ölüm... Suud Ailesine Ölüm..." sözleri dolaşıyordu. İşte, müslüman kitle, ilk defa olarak sokaklara dökülerek, Arap yarımadasındaki müslümanların birleşmesine ve rejimi devirmek için çalışmasına çağrıda bulundular. Bu durum kafir Suud rejimini resmi alanda taviz vermeye istekledi. Suud ailesi, Danışma Meclisi'nin oluşturulduğunu, ülke için Anayasa konulduğunu ilan etti. Toprak dağıtma sistemi getirildiğini ve ücretlerde artışlar yapıldığını bildirerek halkın öç alma duygusunu sömürmeyi amaçladılar. Ama olan oldu. Şehid Cüheyman ve devrimci kardeşlerin tutuşturduğu, doğu bölgesi inkılapçılarının kanları ile sürdürdüğü alevler sönmeyecektir. Bu, Cenab-ı Hakk için zor değildir.
Views: 18386
33 ratings
Time: 02:49 More in People & Blogs

www.imamhatip.org
From: malikumas
Views: 345523
603 ratings
Time: 02:38 More in Film & Animation

Fethullah Gülen Hocaefendi, 2 Nisan 1998 tarihinde NTV'de yayınlanan ve Taha Akyol ve Cengiz Çandar'ın sunduğu Püf Noktası isimli proğramda değişik konulardaki soruları cevaplandırdı
From: FGulenTR
Views: 130944
0 ratings
Time: 01:26:12 More in People & Blogs

http://www.kurantalebesi.biz/ 23 Ocak 2009 Mustafa İslamoğlu - Cuma Hutbesi / Bu başımıza nereden geldi?
Views: 7273
15 ratings
Time: 10:00 More in People & Blogs

Erdoğan'ın konuştuğu, Fethullah Gülen'in Dinlediği Rekorlar Kıran O Video
Views: 390433
786 ratings
Time: 04:02 More in People & Blogs

Bülent Arınç ve Ahmet Davutoğlu Fethullah Gülen'in Mavi Marmara Sözleri
Views: 53005
217 ratings
Time: 05:14 More in News & Politics

www.imamhatip.org
From: malikumas
Views: 44306
92 ratings
Time: 03:23 More in Film & Animation

From: safii4949
Views: 9797
27 ratings
Time: 05:44 More in Music

Assalaam Aleikum Kuran'dan Kıyamet sahnesi mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Rahman'a emanet olun assalaam
Views: 364692
227 ratings
Time: 09:58 More in Entertainment

Yalancı ve Yamacılar Yalancılara Cesaret Veren Yamacılar Günümüzde de bazıları lafz-ı kâfiri telaffuz edince, diğerleri “Sürç-i lisan oldu!” diyor. Yani -hâşâ- “Peygamber bile gurura düştü!..” denince biri hemen yamayı yapıştırıyor; “Efendim, sürç-i lisan ettiler.” Böyle çok rahatlıkla, kâfir olmaya sürç-ü lisan etti diyen, o da ondan hissesini alır. Her devirde böyle yalancılar karşısında yamacılar da olmuştur. Efendim birisi “makara” diyor kelimât-ı ilahiyeye. Şimdiye kadar oryantalistler bile demediler onu. Hatta Ebu Cehil de demedi, Utbe demedi, Şeybe demedi… Hatta Ebu Cehil diyor ki: “Vallahi bu adam yalan söylemiyor, doğru söylüyor. Fakat ben bunu hazmedemiyorum. Hâşimîlerle eskiden beri aramızda bir rekabet var. Onlar, rifâde, sikâye (hacca gelenleri yedirip içirme vazifesi ve şerefi) bizde diye övünüp duruyorlar. Bir de ‘peygamber de bizden’ derlerse işte ben buna dayanamam.” Şimdi bu süper yalancılık öyle bir şey ki, bir tane yarım-yamalak yamalı yalanla, yamasız 99 tane yalanı yutturuyorlar. Diğer taraftan, bir yama yamanıyor ama yalancıya bir cesaret daha kazandırılıyor; buudlu, derinlikli yalan söyleme cesareti kazandırılıyor. Bazen mütevazıâne söylemek de yalana inandırma adına çok önemli bir argümandır; bu da kullanılıyor. Süper kâfir yalan söylüyor ve o yalan bir kısım jurnallerde değiştirilerek, haşiyeler düşülerek, şerhler düşülerek toplumun efkârı ifsat ediliyor, toplum paramparça hale getirilmeye çalışılıyor. Bütün bunlar karşısında peygamberane bir azim veya velayetkarane bir azim lazımdır ki insan sarsılmadan bunları görmezlikten gelebilsin. Yani bir tarafta, sürekli yalan söyleyenler.. beri tarafta da o yalanları bazen “sürç-i lisan”la, bazen “maksat-ı şahaneler şu idi” sözüyle, bazen “Düşünceleri böyle idi, ama onu tam ifade edemedi, dolayısıyla da tarif etrafını cami, ağyarını mani olmadı, kusura bakmayın; halkımızın çoğu da böyle sarf nahiv bilmediğinden bunları bilmeyebilir, yanlış anladılar, öyle demek istememişti.” diyerek yamayanlar… Hırsızlığın ve Yolsuzluğun Suç Olmaktan Çıktığını Bilmiyorlarmış!.. Onlara dokunmalar oldu. Onu da bir espriyle ifade edeyim: Necdet Hoca hikayesi: Arabasını sürüyormuş. Kırmızı ışığa gelince durmuş. Arkadan bir polis arabası gelip “küt” diye tampona vurmuş. Sonra da -hilaf olmasın, yakasına yapıştı mı tehdit mi etti- “Ne diye durdun?” demiş. Hoca kestirmeden, çok hızlı cevap vermiş: “Ben kırmızı ışıkta durma yasağının kalktığını bilmiyordum!” Kanun-nizam bir şey istiyordu onlardan. Mevcut mevzuat diyordu ki: Sizler hırsızı takip edeceksiniz, değişik spekülasyonlara girenleri takip edeceksiniz, ihaleye fesat karıştıranları takip edeceksiniz, bir kısım yabancı servislerin elinde banka numaralarıyla belli olan dış bankalara para yatıranları takip edeceksiniz, çalıp-çırpan hırsızları takip edeceksiniz. Bunları diyordu kanun. Onlar da kanunların kendilerine emrettiği şeyleri yapıyorlardı ve belli bir dönemde de yaptılar. Mesela; Süleyman Bey cumhurbaşkanı iken yeğenini içeriye attılar. Süleyman Bey devreye girseydi ki girebilirdi ama girmedi. Neden? Çünkü hakkın hatırı âlidir; hiçbir hatıra feda edilmemelidir. Evladın da olsa, eşin de olsa, kızın da olsa, yakının da olsa, hemfikrin de olsa, haksızlık karşısında, milletin hukukuna müteallik meseleler mevzuunda o hassasiyet gösterilmeli; kanun ve nizamın sana tanıdığı haklar/vazifeler yerine getirilmeli; yoksa sen bunu yapmazsan bir hainsin. Kanun onlara bu hakkı vermişti. Onu bilmiyorum, belki o vazifeye intisap ederken de ellerini silahları üzerine koymuşlar; “Namusum, şerefim, haysiyetim üzerine, kanun ve nizam dairesi dışına çıkmayacağıma yemin…” demişlerdi. Bu türlü şeylerle elleri kolları bağlanmıştı. Yemin etmişler, kanun ve nizam var karşılarında. Fakat bir gün çalma meselesi suç olmaktan çıkmış. İhaleye fesat karıştırma suç olmaktan çıkmış. Değişik para transferleri suç olmaktan çıkmış. Bunlar bu tür şeylerdeki yasakların kalktığını bilmiyorlardı. Ve dolayısıyla da belki ondan dolayı tövbe etmeleri lazım!..
Views: 2726
34 ratings
Time: 37:41 More in News & Politics

Kadir Mısıroğlu,Kadir Mısıroğlu Fethullah Gülen,Üstad Kadir Mısıroğlu,Kadir Mısıroğlu Başbakan Erdoğan,Kadir Mısıroğlu Kadir Mısıroğlu AHABER,Kadir Mısıroğlu Deşifre, Kadir Mısıroğlu,Kadir Mısıroğlu Fethullah Gülen,Üstad Kadir Mısıroğlu,Kadir Mısıroğlu Başbakan Erdoğan,Kadir Mısıroğlu Kadir Mısıroğlu AHABER,Kadir Mısıroğlu Deşifre, Kadir Mısıroğlu, Üstad Kadir Mısıroğlu, Kadir Mısıroğlu Fethullah Gülen, Üstad Kadir Mısıroğlu, Kadir Mısıroğlu AHABER, Kadir Mısıroğlu Deşifre, Kadir Mısıroğlu, Kadir Mısıroğlu Fethullah Gülen,
Views: 94986
282 ratings
Time: 02:06:51 More in People & Blogs

Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak. (Kıyamet Alametleri, s. 168-169) İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina'ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35) Allah'ın Peygamber Efendimiz (sav)'e lutfettiği bir diğer mucizesi ise bundan 1400 sene önce 1979'da gerçekleşmiş olan, Kabe baskınını bildirmiş olmasıdır Hadislerde "onun çıkacağı yıl" cümlesi ile, Mehdi'nin çıkış tarihinde Hac sırasında meydana gelecek bir katliama dikkat çekilmektedir. 1979 yılında, Hac sırasında gerçekleşen Kabe baskınında aynen böyle bir katliam yaşanmıştır . Bu kanlı Kabe baskını da ahir zamanın başlangıcının ve Mehdi'nin çıkışının diğer alametlerinin gerçekleştiği dönemin tam başında yani Hicri 1400 yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir. Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olaylarına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suudi askerleri ile militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kişinin öldürülmesi bu rivayetin kalan kısmını da doğrular.
Views: 1024
0 ratings
Time: 01:34 More in Science & Technology

Hadislerde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkış alametlerinin adeta "tesbih taneleri gibi" arka arkaya meydana geleceğini bildirmiştir. Gerçekten de Hicri 1400'ün başlamasıyla birlikte söz konusu alametler "bir dizideki boncuklar gibi" arka arkaya zuhur etmeye başlamıştır. FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ (1975): Fırat nehrinin durdurulması Mehdi'nin alametlerindendir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 39) Hicri 1400'de Fırat'ın suyu ilk defa kesilmiştir. Üzerinde inşa edilen 210 m. yüksekliğindeki Keban Barajı, Fırat'ın akışını kesmiş, böylece Peygamberimizin hadisinde işaret edilen alamet, gerçekleşmiştir. HZ. MEHDİ (A.S)'IN İSTANBUL'A GELİŞİNİ İNSANLARA HABER VEREN BÜYÜK ALAMET: Siz üç veya yedi gün, DOĞUDAN BİR ATEŞİ GÖRDÜĞÜNÜZ ZAMAN AL-İ MUHAMMED'İN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) ÇIKMASINI BEKLEYİNİZ, inşaAllah-ü Teala, bir münadi (gökten bir melek) Mehdi'nin ismi ile semadan (gökten) nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyleki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32) 15 Kasım 1979 Hadiste verilen bilgilere göre bu, Hz. Mehdi (a.s.)'nin İstanbul'a ayak bastığı günler içerisinde gerçekleşecek bir olaydır. Bu olay ile Hz. Mehdi (a.s.)'nin İstanbul'a gelişi, gök gürültüsü gibi şiddetli bir sesle, günlerce süren dev ateş, ışık ve duman bulutuyla ve zaman zaman süregelen patlamalarla Allah tarafından insanlara haber verilmiştir. RAMAZAN AYI'NDA AY VE GÜNEŞ TUTULMALARI: Mehdi'nin çıkmasından önce bir Ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 440) Hicri 1400 içinde 1981 ve 1982 yıllarında arka arkaya ve tam Ramazan ayında güneş ve ay tutulmaları gerçekleşmiştir. KABE BASKINI VE KABE'DE KAN AKITILMASI: Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak. (Kıyamet Alametleri, s. 168-169) İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina'ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35) Kabe baskını da Hz. Mehdi (as)'ın çıkışının diğer alametlerinin gerçekleştiği dönemin tam başında yani Hicri 1400 yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400 yani (21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir. TOZLU DUMANLI BİR FİTNE (11 Eylül 2001): Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26) BAĞDAT'IN ALEVLERLE YOK EDİLMESİ (2003): Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir... (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177) IRAK'IN ÜÇE BÖLÜNMESİ (2003): "Irak halkı üç fırkaya ayrılır. Bir kısmı çapulculara katılır. Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar. Bir kısmı savaşır ve öldürülürler. Siz bunları gördüğünüz vakit kıyamete hazırlanın." (Yusuf el-Makdisi, Fera İdu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar) İKİ UÇLU LULİN KUYRUKLU YILDIZININ ÇIKIŞI: "Vaad edilen Mehdi (a.s.)'nin zuhur mukaddimeleri olan Abbasi Melik Horasan'a vardığı zaman, ŞARK TARAFINDA İKİ DİŞLİ MÜNEVVER BİR BOYNUZ ÇIKAR." (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184) Hz. Mehdi (a.s.)'ın çok belirleyici çıkış alametlerinden biri olan ve İmam-ı Rabbani tarafından bildirilen önemli bir alamet de boynuzu andıran iki uçlu bir yıldızın çıkmasıdır. Bu kuyruklu yıldız, 24 Şubat 2009 yılında dünyaya en yakın noktadan geçen Lulin kuyruklu yıldızıdır. Bir daha binlerce yıl sonra geçeceği düşünülen bu kuyruklu yıldız hadisteki tariflere tam olarak uymaktadır. DEPREMLERİN ARTMASI: Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır ... "depremler çoğalacak" ... (Ramuz-El Ehadis, 476/11) DAHA FAZLASI İÇİN MUTLAKA ZİYARET EDİN: http://hazretimehdi.com
Views: 114869
121 ratings
Time: 05:47 More in People & Blogs